Bilinçli Göçmenlik, Legal Consulting, İltica Hukuku

2024 yılı Türkiye Raporunun Değerlendirmesi

Türkiye, son yıllarda siyasi, hukuk ve insan hakları alanlarında önemli değişimler ve zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Hollanda Dısişleri Bakanlığı tüm bu süreçleri yakından takip etmekte ve rapor altına almaktadır. Bakanlığın Şubat 2025’te yayımlanan 2024 Türkiye Raporu, ülkenin mevcut durumuna dair kapsamlı bir değerlendirme sunmaktadır. Bu rapor, özellikle sığınma başvurularının değerlendirilmesi ve Türkiye’ye geri dönüşlerle ilgili karar alma süreçlerinde referans alınmaktadır. Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve güvenlik konularındaki mevcut durumunu ortaya koyan rapor, kritik bulgular içermektedir.

Rapora göre;

  • Siyasi Durum ve Seçimler

Türkiye’de Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento Seçimleri, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi ve AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) öncülüğündeki Cumhur İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu korumasıyla sonuçlandı. Ancak, ekonomik kriz ve artan toplumsal memnuniyetsizlik, hükümetin gücünü korumasını zorlaştırmıştır.

Mart 2024 Yerel Seçimleri, ana Muhalefet Partisi olan  CHP’nin (Cumhuriyet Halk Partisi) %37,8 oy oranıyla en büyük parti haline gelmesi ve AKP’nin oy oranının %35,5’e düşmesiyle önemli bir dönüm noktası olmuştur. CHP’nin büyük şehirlerde ve İç Anadolu’da kazanması, AKP’nin oy kaybını göstermiştir. Seçimlerde devlet destekli medya organlarının AKP’ye yoğun şekilde destek vermesi, demokratik süreçlerin tarafsızlığı konusundaki eleştirileri artırmıştır.

Özellikle DEM Partisi’nin (eski HDP) seçim sürecinde karşılaştığı zorluklar, Türkiye’de Kürt siyasetinin üzerindeki baskıları gözler önüne sermiştir. DEM, yerel seçimlerde 10 İlde belediye başkanlığını kazanmış ancak  bazı DEM’li belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması, büyük tepki toplamıştır.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni bir anayasa yapma çağrısını yinelemektedir. Türkiye’de demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü açısından bu sürecin nasıl şekilleneceği büyük önem taşımaktadır.

  • Güvenlik ve İç Karışıklıklar

Rapor, PKK, DEAŞ (ISID) ve DHKP/C gibi grupların Türkiye’deki güvenlik durumunu etkileyen faaliyetlerini detaylandırmaktadır. Özellikle Ankara’da bir devlet savunma şirketine PKK tarafından yapılan silahlı saldırına dikkat çekilmiştir. Bu ve benzeri olaylar, Türkiye’nin güvenlik politikalarının nasıl şekilleneceği konusunda önemli ipuçları sunmaktadır.

DEAŞ (ISID) ’nin İstanbul’da bir Katolik kilisesine düzenlediği saldırı, Türkiye’de dini azınlıklara yönelik tehditleri ve IŞİD’in yeniden güçlenme ihtimalini gündeme getirmiştir. Türkiye, bu gruplara yönelik geniş çaplı operasyonlar yürütmüş ve şüpheli bağlantılara sahip yüzlerce kişiyi gözaltına almıştır.

Bu gelişmelerin yanı sıra, hükümetin  terörle mücadele politikalarının; insan hakları ihlalleriyle sonuçlanması riski de bulunuyor. Gözaltına alınan bazı kişilerin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığına dair iddialar, insan hakları örgütleri tarafından rapor edilmiştir.Ceza evlerindeki insan hakları ihlalleri de  raporlarla kayıt altına alınmıştır.  

Yargı ve İnsan Hakları

Türkiye’de yargı bağımsızlığı konusu uzun süredir tartışmalı bir mesele olup, rapor bu konuda ciddi sorunların devam ettiğini ortaya koymaktadır. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) bağımsızlığı tartışmalı hale gelirken, hakimlerin atamaları ve verdikleri kararlarda iktidarın taleplerine uygun hareket etmeleri  yargının siyasallaşmasını giderek daha belirgin hale gelmiştir.

Basın özgürlüğü üzerindeki baskılar, özellikle hükümeti eleştiren gazetecilere yönelik tutuklamalar ve medya sansürü ile devam etmiştir. Sosyal medya uygulamalarının kısa süreli kapatılması, mühalif hesaplara erişim engellerinin getirtilmesi gibi uygulamalar devam ederken  Anti-Dezenformasyon Yasası, hükümete sosyal medya ve haber sitelerini kapatma yetkisi verdiği için büyük eleştiri almıştır.

Rapor, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere yönelik baskıların hız kesmeden sürdüğünü, cezaevlerinde yakınları olan kişilere yönelik yeniden yapılanma  operasyonların arttığı, binlerce insanın gözaltına alınarak tutuklandığını, küçük çocukların gözaltı ve tutuklamaya maruz kaldığını belirtmektedir.

Raporda özellikle yurt dışındaki Gülenistler için Türkiye’ye geri dönüşün ciddi riskler içerdiği vurgulanmaktadır.

 Aynı şekilde, muhalif parti mensupları, etnik ve dini azınlıklar (Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Hristiyanlar) ile kadın ve LGBTİ+ bireylerine yönelik baskıların da artarak devam ettiği  belirtilmektedir.

Raporda özellikle kadına yönelik şiddet vaaklarının arttığı , kadın hakları savunucularına baskılar devam ettiği vurgulanarak bu durumun   Türkiye’nin insan hakları sicilini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Ayrıca hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle birlikte kadın haklarının korunmasına dair ciddi endişeler bulunduğu belirtilmektedir.

  • Göçmenler, Sığınmacılar ve Geri Dönüşler

Rapora  göre Türkiye’de yaşayan Suriyeli, Afgan ve İranlı mültecilerin durumu giderek zorlaşmaktadır. Rapor, Türkiye’nin mülteci haklarına yaklaşımının sertleştiğini, zorla sınır dışı edilmeler ve gözaltı merkezlerindeki kötü koşulların arttığını ortaya koymaktadır.

Türkiye’den Avrupa’ya kaçan bazı kişilerin sahte tutuklama emirleriyle iltica başvurularını desteklediği iddiaları da raporda yer almıştır. UYAP adlı adli bilgi sisteminde sahte belgeler oluşturularak bu kişilere hukuki gerekçeler yaratıldığı iddiası, Türkiye’de adalet sistemine duyulan güveni sarsmaktadır.

Sonuç olarak;

Üzülerek ifade etmek isteriz ki; Hollanda Dış İşleri Bakanlığı tarafından düzenlenen 2024 Türkiye Raporu, Türkiye’deki siyasi, hukuki ve insan hakları alanlarında ciddi sorunların devam ettiğini  göstermektedir.

Kanaatimizce; Türkiye’de muhalif kesimlere (Kürtler ve Gülenistler v.b) yönelik hali hazırda devam eden anti demokratik baskı ve uygulamalar, kayyum atamaları, seçim süreçlerinin şeffaflığın azalması, yargının bağımsızlığının kaybolması, medya ve ifade özgürlüğünün her geçen gün azaltılması,  azınlık hakları ve mültecilerin durumunda olumsuz gelişmeler Türkiye’nin demokrasi karnesini olumsuz etkilemektedir.

Türkiye’nin yargı bağımsızlığı ivedi bir şekilde tesis etmesi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında evrensel insani değerlere uygun olarak reformlar yapması, işkence ve kötü mualamele uygulamalarını acilen engellemesi gerekliliği giderek daha belirgin hale gelmektedir. Aksi halde, ülkenin uluslararası alandaki itibarı zedelenmeye devam edecek ve demokratik gerileme süreci hızlanacaktır.

Bu ve benzeri raporlar , uluslararası toplumun Türkiye’ye yönelik politikasını belirlemede önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca  Avrupa Birliği Ülkeleri  ve uluslararası insan hakları örgütleri, Türkiye’nin reform süreçlerini yakından takip etmekte ve insan hakları ihlallerine karşı görüşlerini bu raporlar ile kayıt altına almaktadır.  

Türkiye’de iktidar ve muhalefeti ile ile tüm kesimlerin bu raporları dikkatlice değerlendirmeleri ve ülke insanlarının refah ve mutluluğu için anti demokratik uygulamalara bir an önce son vermek  için gerekenleri ivedi bir şekilde yapmaları gerekir.

Unutmamak gerekir ki hukuka saygı, adalet olan inanç ve  insan hakları arttıkça insanlar mutlu olur . Halkları özgür ve mutlu olan devletler ise daima daha saygın ve güçlü olacaklardır.

Saygılarımızla.

AvukatHHT Danışmanlık

Hollanda Dışİşleri Bakanlığının 2024 yılı türkiye Raporuna;

https://www.rijksoverheid.nl/documenten/ambtsberichten/2025/02/24/algemeen-ambtsbericht-turkije-februari-2025

adresinden ulaşabilirsiniz.