Haberler, Mesleki Makaleler

ASIELNOODMAATREGELENWET

Gözler Danıştayda: İltica Acil Önlemler Yasasında  Son Durum 

Hollanda’da göç ve sığınma politikaları, özellikle son bir yıl içerisinde, yoğun tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Bu tartışmaların odağında bulunan Asielnoodmaatregelenwet (İltica Acil Önlemler Yasası) ve bu yasayı düzeltmek amacıyla sunulan novelle, hem hukuki düzeni hem de sahada çalışan kurum ve bireyleri yakından ilgilendiren önemli değişiklikler içermektedir.

Bu makale, söz konusu düzenlemenin güncel durumunu, getirdiği başlıca yenilikleri ve hukuki açıdan ortaya çıkardığı tartışmaları sade, anlaşılır ve profesyonel bir bakış açısıyla özetlemektedir.

1. Yasanın Mevcut Durumu

Asielnoodmaatregelenwet, 3 Temmuz 2025’te Temsilciler Meclisi’nde (Tweede Kamer) kabul edilmiştir. Ardından, yasanın görüşülmesi için Eerste Kamer süreci başlamış olup tasarı hâlen değerlendirme aşamasındadır. Bu nedenle:

Yasa henüz yürürlüğe girmemiştir.

Ayrıca, tasarıya eklenen düzeltme niteliğindeki novelle (yardım edenlerin cezai sorumluluğuna ilişkin değişiklik), 12 Kasım 2025 tarihinde resmen Eerste Kamer (senatoya) sunulmuştur. Bu ek düzenleme de hâlâ görüşme sürecindedir.

2. Asielnoodmaatregelenwet Ne Getiriyor?

Hükümet, bu yasa ile sığınma sistemini “rahatlatmayı” ve başvuru sayısını “yönetilebilir seviyeye çekmeyi” hedeflediğini belirtmektedir. Tasarı, bu kapsamda bir dizi önemli değişiklik öngörmektedir:

a. Sığınma oturum izninin süresinin kısaltılması

Geçici asiel oturum izni 5 yıldan 3 yıla indirilmektedir. Bu durum, sığınmacıların uzun vadeli hukuki güvence ve istikrar beklentisini doğrudan etkilemektedir.

b. Süresiz oturum (onbepaalde tijd) hakkının kaldırılması

Asiel statüsü kapsamında verilen süresiz oturum izni tamamen kaldırılmakta; bu da kalıcı koruma statüsünü önemli ölçüde zayıflatmaktadır.

c. Aile birleşiminde sınırlamalar

Özellikle evli olmayan partnerler, reşit çocuklar ve çekirdek aile dışındaki kişilerin “nareis” kapsamında gelmesi daha zor hâle gelmektedir.

d. Prosedürsel değişiklikler

  • IND’nin ret kararı öncesi bilgilendirme yaptığı voornemenprocedure (Red Niyet Mektubu) kaldırılmaktadır.
  • Tekrarlayan başvurular (herhaalde aanvraag) için daha sıkı kriterler getirilmektedir.

e. Kamu düzeni ve güvenlik odaklı sertleşme

“Ongewenstverklaring” yani istenmeyen kişi ilanı daha geniş kategorilere uygulanabilir hale gelmektedir.

Bu değişiklikler, hem statü güvenliği hem de entegrasyon süreci açısından yeni belirsizlikler doğurmaktadır.

3. En Tartışmalı Değişiklik: “İllegal İkamet”in Suç Hâline Getirilmesi

Bu yasa tweede kamer (parlamentoda) görüşülürken  bir değişiklikle, Vreemdelingenwet 2000’e 108a maddesi eklenmiş ve Hollanda’da izinsiz ikamet eden yetişkin yabancıların durumu, genel ve bağımsız bir “misdrijf” (suç) olarak tanımlanmıştır.

Bu düzenleme, Hollanda’da daha önce yalnızca inreisverbod (geri giriş yasağı) veya ongewenstverklaring (istenmeyen kişi kararı) kapsamında var olan cezai yaptırımların genel bir “illegal verblijf suçu”na genişletilmesi anlamına gelmektedir.

Bu adımın temel haklar,özgürlükler,AB hukuku,geri dönüş politikaları ve kamu güvenliği açısından yarattığı etkiler hem siyasette hem hukuk çevrelerinde ciddi şekilde tartışılmış ve toplumda ciddi tepkilere yol açmıştır. 

4. Novelle ile Getirilen Düzenleme: Yardım Edenlerin Cezasızlığı

Raad van State’nin (Danıştay)  28 Ağustos 2025 tarihli görüşünde, bu yeni suç tipinin insani yardım sağlayan kişileri de cezalandırılabilir hâle getireceği ifade edilmiştir. Bu uyarı üzerine hükümet, durumu düzeltmek için özel bir novelle sunmuştur.

Novelle ile 108a maddesinin üçüncü fıkrasına şu hüküm eklenmektedir:

“Deelnemen aan dit misdrijf, anders dan als pleger, is niet strafbaar.”

Bu düzenlemenin anlamı:

  • Sadece bizzat izinsiz ikamet eden kişi (pleger) cezalandırılabilir.
  • Yardım eden, destek veren, bilgi sağlayan veya konaklama sunan kişiler suçlanamaz.

Bu değişiklik özellikle: yardım kuruluşları,sivil toplum örgütleri,kiliseler,gönüllüler ve yerel yönetimler için önemli bir hukuki güvencedir.

Ancak önemli bir istisna vardır:

Eğer yardım edilen kişi hakkında; inreisverbod (giriş yasağı) veya ongewenstverklaring (istenmeyen kişi kararı) bulunuyorsa ve yardım eden kişi bunu biliyor veya bilmesi bekleniyorsa bu durumda yardım eden bu kişi hâlen medepleger (suç ortağı ) yada medeplichtige ( yardım eden) olarak cezai sorumluluk taşıyabilir.

Bu durum, uygulamada karmaşık hukuki değerlendirmeleri beraberinde getirecektir.

5. Raad van State’nin Genel Değerlendirmesi

Raad van State, bu yasanın  hazırlanma sürecine yönelik önemli eleştirilerde bulunmaktadır:

  • Strafbaarstelling (eylemi suç olarak kabul etme ) gerekliliği yeterince 

temellendirilmemiştir.

  • Mevcut araçlarla karşılaştırmalı analiz yapılmamıştır.
  • Uygulanabilirlik ve toplumsal etkiler yeterince incelenmemiştir.
  • Yasanın hazırlık  süreci aceleye getirilmiştir.
  • Avrupa Birliği hukuku ve temel haklar bağlamında ciddi sorular bulunmaktadır.

Ayrıca, cezai yaptırım ve yeni düzenlemeler :

  • sığınmacıların devletten tamamen uzaklaşmasına,
  • geri dönüş sürecinin zorlaşmasına,
  • temel yardıma erişimin engellenmesine,
  • evsizlik ve kamu düzeni sorunlarının artmasına

neden olabileceği belirtilmiştir.

Sonuç: Süreç Devam Ediyor ve Etkileri Büyük Olacak

Asielnoodmaatregelenwet ve ona eklenen novelle, hâlen yasama süreci içerisindedir ve henüz yürürlüğe girmemiştir. Önümüzdeki günlerde senato tarafından  görüşülmesi ve bir karar altına alınması beklenmektedir. 

Senatonun bu yasayı onaylaması halinde özetle ; yasayı imza altına almak ve yayınlanmak üzere Kraliyet makamına gönderilecektir.Kraliyet makamı yasanın maddelerinin yürürlük tarihlerini düzenleyen bir kararname ile  uygulanmak üzere Statblad’da ilan ettirecektir.

Senato bu yasayı kabul etmez ise yasa ve yasa ile ilgili novelle düşecektir. Yasa mevcut hali ile hiçbir hüküm ve sonuç doğuramaz.  Hükümet bu konu ile ilgili yeni bir yasa düzenlemek ister ise yasama sürecine en baştan tekrar başlamak zorunda kalacaktır.       

 Bu yasada  mevcut hali ile öngörülen değişiklikler, Hollanda’daki sığınma sistemini, yabancıların hukuki konumunu ve sosyal destek mekanizmalarını önemli ölçüde etkileme potansiyeline sahiptir. Bu konuda toplumun ciddi bir kesimi tepki göstermeye devam etmekte olup Danıştay’ın  olumsuz görüşleri  açıktır. 

Tüm bu itiraz ve olumsuz görüşler dikkate alınarak Senatonun bir an önce bu yasayı kabul etmemesi ve toplumun huzur ve birliğine katkı suması ve doğabilecek olumsuzlukları şimdiden önlemesi gerekmektedir. 

Tüm gözler senatodan çıkacak kararda olup konuyu takip etmeye ve sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Saygılarımızla. 

AvukatHHT Danışmanlık    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir