Blog
BİR GÖÇMEN GÖZÜYLE
Yeni bir seçmenin gözüyle seçim sonucu ;
Daha iyi bir Hollanda MÜMKÜN
29 Ekim 2025…
Benim için bu tarih her zaman anlamlıydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü olması, çocukluğumdan beri içimde bir gurur duygusu uyandırırdı.
Ama bu yıl o gün çok daha farklı bir anlam taşıyordu. Çünkü ilk kez, bir Hollanda vatandaşı olarak sandığa gittim.
Uzun Bir Yolun Ardından
Hayat bazen insanı hiç tahmin etmediği yerlere sürüklüyor.
Ben, Türkiye’de 16 yıl avukatlık yapmış, hukukla, adaletle ve insan haklarıyla iç içe bir hayat sürdürmüştüm. Muhafazakar bir ailede büyüdüm ama her zaman demokrasiden ve özgürlüklerden yana oldum. AK Parti’nin ilk yıllarında Avrupa Birliği üyelik sürecine olan inancı, reform vaatleri beni de umutlandırmıştı.
Ancak yıllar geçtikçe o umutlar yerini hayal kırıklığına bıraktı.
Yolsuzluk haberleri, hukuksuzluklar, adaleti temsil edenlerin siyasetin kölesi haline gelmesi…
Benim gibi düşünen birçok insan gibi ben de sessiz kalamadım. O dönem muhalif ve vatansever bir muhalefet partisinde siyasete katıldım ve 2014 yerel seçimlerinde yaşadığım yerin belediye meclis üyesi adayı oldum.
Hukukun ve adaletin olmadığı yerde adil bir seçimin olamayacağını yaşayarak öğrendim.
Maalesef bu secimlerden sonra iktidar partisi giderek hukuktan uzaklaşmaya başladı ve Türkiye’de muhalif olmak giderek zorlaştı. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra ülkede adalet kavramı neredeyse tamamen yok oldu. O dönemde iktidara muhalif olduğum için benim hakkımda da soruşturma açıldı.
Ve sonunda, en zor kararlardan birini verdim:
Cezaevine girerek ailemin hayatını karartmak yerine eşim ve dört çocuğumla birlikte ülkemden ayrıldım.
Hollanda bizim için sadece güvenli bir liman değil.Daha da fazlası…
2018 Temmuz’unda Hollanda’ya geldik. O gün bugündür bu ülkede yaşıyorum. İlk yıllar kolay değildi elbette. Yeni bir dil, yeni bir kültür, sıfırdan kurulan bir hayat…
Ama Hollanda bize hukukun üstünlüğünün, toplumsal huzurun ve insan onuruna saygının ne kadar değerli olduğunu öğretti.
Bugün mültecilere hukuki danışmanlık hizmeti veriyorum ve aynı zamanda kendi taksimde Uber ve Bolt şoförlüğüyle geçimimi sağlıyorum.
Her sabah direksiyon başına geçtiğimde, bu ülkenin bana ve aileme sunduğu imkanlar ve güvenli ortam için Hollanda insanlarına gönülden teşekkür ediyorum.
Burada, insanlar farklı kökenlerden gelse de herkesin hukuku aynı ölçüde korunuyor. Kanunlar kişilere göre eğilip bükülmüyor.Anayasa da yazılı olan eşitlik ilkesi herkese eşit uygulaniyor. Buna gönülden inanıyorum. Her yerde olabilecek şahıslardan kaynaklı küçük sorunlar olsada bu ülkede toplumsal huzur ve güveni bozacak buyuk sorunlar yok. Bu nedenle burada kendimi evimde hissediyorum.
2025 Seçimleri: Özgürlükten Yana Bir Oy
Geçen yıl vatandaşlık hakkını aldım. Ve 29 Ekim 2025 günü, elimde oy pusulasıyla sandığa gittiğimde kalbim heyecanla çarpıyordu.
Yıllar önce Türkiye’de oy kullanırken hissettiğim baskı ve güvensizlik hissinin tam tersini yaşadım.
Kimse bana ne yapmam gerektiğini söylemiyordu. Kimse beni yargılamıyordu. Sadece özgür bir birey olarak, vicdanımla karar veriyordum.
Burada guzel bir sistem var. Secime katılacak partilerin vaadleri ve egilimleri belli oldugu icin interaktif bir anket ile size en uygun partiyi tespit edebiliyorsunuz. Bende secim oncesinde bu ankete katılarak bana en uygun partiyi tespit ettim.
Demokratik değerleri, Avrupa Birliği politikalarını ve göçmen haklarını evrensel insani değerlere uygun olarak savunduğu için D66 partisine oy verdim.
Ve seçim sonuçları açıklandığında yüzümde büyük bir tebessüm vardı: D66 birinci oldu. Toplumu aşırı milliyetçi söylemleri ile bölmeye çalısan, göçmen karşıtı ve islam düşmanı aşırı sağcı Wilders ise hem oy hem sandalye kaybetti.
O an, içimden “Hollanda özgürlüklerine sahip çıktı” dedim.
Bu ülke, korkunun değil aklın; nefretin değil insanlığın kazandığı bir ülke.
Bu ülke herkesi konumunda ve eşit kabul eden güzel insanların ülkesi.
Artık Ben de Bu Ülkenin Bir Parçasıyım
Bu seçimle birlikte, sadece Hollanda’nın geleceğine değil, kendi geleceğime ve çocuklarımın geleceğine de oy verdim.
Çünkü artık biz de bu ülkenin bir parçasıyız.
Yeni bir Hollandalı olarak, bu ülkenin demokrasisine, adaletine ve özgürlüklerine katkı sunabilmenin gururunu yaşıyorum.
Bazen geçmişime dönüp baktığımda acı bir gülümsemeyle şunu düşünüyorum:
Beni ülkemden koparan şey aslında adaletsizlikti; ama beni Hollanda’ya bağlayan şey de yine adalet oldu.
Bu seçimlerde gördüm ki gercek hukuk devleti mümkün ve adalet sadece gercek hukuk devletlerinde oluyor.
Hukuk devletlerinde bireylerin hak ve menfaatleri yine bireylerin özgür kararları ile teminat altında. Bireyler geleceklerini hicbir etki altında kalmadan özgürce şekillendiriyor.
Hollandanın sağ duyulu insanları özgür iradeleri ile hukukun üstünlüğünü , anayasa tarafindan teminat altına alınan özgülüklerini , toplumsal birlik ve beraberliği , farklı milletlerden insanlar ile bir arada yaşama hoşgörüsünü korumuş oldu.
Halkın bu tercihinden sonra toplumun farklı kesimlerini temsil eden partilerin geniş katılımı ile kurulacak bir hükümetin yeni ülkeme hayırlı hizmetler vereceğine inanıyorum.
Ve bugün, bütün kalbimle söylüyorum:
Hollanda’ya güveniyorum.
İnsanına, hukukuna, vicdanına inanıyorum.
Bu ülke bana sadece yeni bir hayat değil, yeniden inanma gücü verdi.
Bir dostumun dediği gibi
“ Vatan umutların yeşerdiği yerdir”.
Bu ülke benim ve ailemin umutlarımın yeşerdigi yeni vatan.
Asıl vatanım gibi burası da benim için artık çok kıymetli.
D66 partisinin secim sloganinda dedigi gibi bu kıymetli vatanın daha iyi bir yer olması MÜMKÜN.
H.Hüseyin Tanrıverdi
Göçmen Hukuku Danışmanı